18 Haziran 1988: Dönemin başbakanı Turgut Özal’a suikast girişiminde bulunuldu

Bundan tam 28 yıl önce bugün Anavatan Partisi'nin olağan genel kongresi yapıldığı sırada, dönemin başbakanı Turgut Özal'a suikast girişiminde bulunuldu. Özal konuşma yapmak için kürsüye çıktıktan kısa bir süre sonra, Kartal Demirağ adlı saldırgan Özal'a iki el ateş etti. Mermi mikrofondan sekip Özal'ı sağ el başparmağından yaraladı. K. Demirağ yakalandı, 4 yıl hapis yattıktan sonra Özal tarafından affedildi.


Turgut Özal konuşmasına başladıktan bir süre sonra salonda bir an bir hareketlilik yaşandı. Kalabalığın arasından çıkan bir erkek, elindeki silahı Özal'a doğrultarak iki kez ateş etti. Özal ve yanındakiler yere yattı, tekrar doğrulduklarında Özal'ın sağ elinin başparmağı kanıyordu. Özal'ın yarasına mikrofona çarparak seken merminin, ya da yerdeki cam kırıklarının sebep olduğu söylendi. Ancak Özal beklenmedik bir şekilde ayağa kalktı, "Allah'ın verdiği canı Allah'tan başka kimse alamaz!" diyerek, popülerliğini zirveye taşıdı.


Suikastçı olay yerinden kaçarken yakalandı. Anavatan Partisi milletvekillerinden emekli askeri savcı Faik Tarımcıoğlu, suikast sırasında salonda makineli tüfekli bir kişinin daha olduğunu iddia etti. Bu kişinin kargaşadan faydalanarak kaçtığı, ancak asıl görevinin suikastçı Kartal Demirağ'ı yakalandığı takdirde konuşmaması için öldürmek olduğu öne sürüldü. Demirağ'ın suikastta kullandığı silahın yalnızca iki kez ateş edebildiği, şarjöründeki yayda bulunan bir mekanizmanın silahın üçüncü kez ateş etmesini önlediği tespit edilince bu görüş önem kazandı.


Komando taklaları atarak kaçmaya çalışan Kartal Demirağ'ın Afyon'un Dazkırı ilçesinde, Ege Bölgesi'nde 1974-77 arasında gelişen sol hareketleri bastırmakla görevli bir kontrgerilla birliğinin üyesi olduğu anlaşıldı. Özal, o sıralarda banka hortumcusu olarak hakkında bir komisyonun soruşturma yaptığı Kemal Horzum'dan kuşkulandı ve komisyondan suikast olayını da araştırmasını istedi.


Komisyon, sorgulamayı derinleştirdikçe Dazkırı'daki hücrenin üzerine gidilmesine karar verdi. Bu arada, Kartal Demirağ'a silahın salonda polislerce verildiğine dair birtakım bilgilere ulaşıldı. Komisyon üyesi Uğur Tönük, bu sıralarda Ortaköy'de bir villaya davet edildi. MİT görevlisi olduklarını düşündüğü üç görevli kendisine "Bu tahkikatı kesin" dedi ve Sabri Yirmibeşoğlu'nun adını vererek "Paşa kararınızı bekliyor" dediler. Bir süre sonra Tönük soruşturmadan çekildi.


Turgut Özal'ın kardeşi Korkut Özal, ağabeyinin kendisine yönelik bu suikast girişimini soruşturduğunu ve arkasındaki gücün ne olduğu konusunda bir noktaya kadar geldiğini söyledi. Ancak Korkut Özal'a göre ağabeyi gerçek durumu anlayınca "Madem öyleyse, kalsın..." diyerek suikastın üzerine daha fazla gidemedi. Korkut Özal, kardeşinin kendisine olayın arkasındaki örgütün ne olduğunu söylediğini, ancak söz verdiği için bu ismi açıklayamayacağını söyledi.

Neoliberal politikaları olanca şiddetiyle uygularken, bir yandan da Kürt sorununu çözmek için adımlar atmaya çalışan, Kürt sorununa dair ayrıntılı bir rapor hazırlatan Turgut Özal'ı ortadan kaldırmak isteyen örgütün Ergenekon olduğu ise bugün biliniyor.

35 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör